Dünyada sadece Van Gölü'nün tuzlu ve sodalı suyunda yaşayabilen tek tür olan inci kefali balığı, üreme alanı olan akarsu ve dere yataklarına göç sebebiyle av yasağı başladı.
Van Gölü'ndeki 200 balıkçı teknesi son kez ağlarını çektikten sonra teknelerini kıyıya demirledi. Balıkçılar, avlama yasağının 1 gün öncesi mangal yaparak yasaksız balık yemenin tadını çıkardılar.
Bölgeye giderek balıkçılarla bir araya gelen Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, inci kefali sadece Van Gölü'nde yetişen endemik bir balık türü olduğunu belirterek, bu balığın ilkbahar döneminde yumurtlamak için akarsu kaynaklarına doğru göç ettiğini söyledi. Prof. Dr. Sarı, inci kefalinin yumurtlama dönemi sebebiyle her yıl olduğu gibi bu yıl da 15 Nisan-30 Haziran tarihleri arasında av yasağının uygulanmaya başladığını ifade ederek, "Van Gölü kıyılarında yaşayan herkesin avlanma yasağına uyarak inci kefaline sahip çıksın" dedi.
"ÜREMEK İÇİN DERE YATAKLARINA GELEN İNİ KEFALLARINA SAYGI GÖSTERELİM"
Sarı, "İnci kefali yumurtalarını büyüttü, şimdi akarsulara doğru gidecek ve yumurtalarını bırakacak. Yeni yavrular meydana gelecek. Onun için bugün inci kefaline "Hoş geldin" demek istiyoruz. Çünkü balık artık akarsu ve dere yataklarına geliyor. Ama buralarda balığı bir tehlike bekliyor. Bunlar korumasız bir şekilde inci kefalini avlamak isteyen kaçak avcılardır. Van Gölü kenarında yaşayan insanlara sesleniyorum: "Ne olursunuz inci kefalinin yumurtlama zamanında rahat bırakalım. Nasıl doğum için hastaneye gelen bir hanımefendiye saygı göstermemiz gerekiyorsa,sadece yumurtlamak için dere yataklarına gelen inci kefaline saygı gösterelim." Yıl 365 gün ve 290 günü balık avcılığı serbest. Sadece 75 günlük bir yasak söz konusu. Bu döneme dikkat edelim ve bu dönemde balık avlamayalım. Avlayanları görürsek yetkililer ve ilgililere haber verelim. Satılan balığı almayalım" dedi.
"2 MİLYAR İNCİ KEFALIN ZORLU YOLCULUĞU BAŞLADI"
Prof. Dr. Sarı, inci kefalinin yumurtlama döneminin başlamasıyla birlikte yaklaşık 2 milyar balığın dere yataklarına doğru yöneldiğini anlatarak "Üremek için akarsu ve dere yataklarına doğru hareket eden balıkların tuzlu ve sodalı sudan tatlı suya geçmeden önce vücutlarının adaptasyonun sağlamak için bir süre bekleyecekler. Bu ayarlamadan sonra derelerin de sıcaklığı uygun hale gelip, suyun sıcaklığı 12 ile 13 dereceyi bulunca dere yataklarına girmeye başlayacaklar. Dinlenme dışarıda olacağı için hem dişiler hem de erkek balıklar bu göçte yer alacak. Tatlı suda dişi yumurtasını, erkek de üstüne sütünü bırakacak. Böylece döllenme gerçekleşmiş olacak" dedi.
"HER BALIĞININ KARNINDA 10 BİN YUMURTA BULUNUYOR"
Her bir dişi inci kefali balığının karnında 10 bin yumurta olduğunu dile getiren Sarı, "Av yasağını uyulmadan ve yumurtalarını bırakmadan avlanan her balıkla birlikte yeni gelecek 10 bin balıkların yok edilmiş olacak. Kaçak avcılığı, göldeki inci kefaliyle birlikte teknelerinin ve ondan ekmeklerini kazanan insanların da sayısı azalacak" dedi.
Av yasağı sebebiyle son kez ağlarını çeken balıkçılar ise her yıl uygulanan avlanma yasağından dolayı memnuniyetlerini dile getirdiler. Balıkçılar, 1 Temmuz 2011 tarihine kadar balık tutmayacaklarını ifade ederek, "Bunun içinde son kez balık mangal yaparak veda düzenliyoruz. Mustafa Sarı hocadan Allah razı olsun. O olmasaydı şuan balığın nesli yok olacaktı" dediler.
İBB'DEN AÇIKLAMA
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Su Ürünleri Hali Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre bugünden itibaren su ürünlerinde av yasağı başlayacak.
Yapılan yazılı açıklamada, "1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ve buna istinaden çıkarılan ve 21 Ağustos 2008 tarih ve 26974 sayılı resmi gazetede yayımlanan 2/1 numaralı tebliğ gereği Denizlerde ve İç sularda Su Ürünleri av yasağı 15 Nisan 2011 tarihinde başlayacak ve 31 Ağustos 2011 tarihinde sona erecektir. Bilimsel, çevresel, ekonomik ve sosyal hususlar göz önüne alınarak, su ürünleri kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir işletilmesini sağlamak amacı ile düzenlenen av yasakları balıkların genel üreme dönemi göz önüne alınarak düzenlenmiştir" denildi.
Av yasağı süresince balıkçı tezgahlarında daha çok kültür balıkçılığı yöntemi ile üretilen çipura, levrek ve alabalığın yanı sıra ithal edilen balıkların (kalkan, uskumru, barbunya, lahoz, orfoz vb) taze olarak bulunabileceğini belirten yetkililere göre, bu balıkların yanı sıra av sezonu içinde avlanıp, dondurulan bazı balıkları da (özellikle hamsi) balıkçı tezgahlarında bir süre görmek mümkün olacak.
Yetkililer; su ürünleri avcılığının yasak olduğu dönemde vatandaşları balık alırken dikkat etmeleri hususlar konusunda uyardı. Maddeler halinde sıralanan uyarılar şöyle:
"- Özellikle tezgahta taze olarak hamsi, uskumru bulunuyorsa almayın. Çünkü bu balıklar donmuş ürünler olup, çözündürülerek taze balıkmış gibi satılabilmektedir.
- Donmuş ürün muhakkak suretle tüketim aşamasında çözündürülmelidir.
- Çipura ve levrek balığı satın alırken deniz çipurası veya deniz levreği diye daha fazla ücret ödemeyiniz. Bu balıklarının irilerinin ayrılarak tezgâhlarda doğal deniz balığı adı altında satılması ihtimaline dikkat edilmesi gerekir Çünkü doğal yolla elde edilen çipura ve levrek balığı yok denecek kadar az olup, çok seçkin restoran ve oteller tarafından tüketilmektedir. Kültür balıklarını rahatlıkla tüketebilirsiniz.
- 1 Mayıs-30 Haziran tarihleri arasında Kalkan balığı avcılığı yasak olduğundan (İthal edilen kalkan balığı için de geçerlidir.) bu tarihler arasında kalkan balığı satın almayınız".
Yorumlar