Son dönemde kavramlar o kadar karıştı ki birbirine, kimin neyi savunduğu, hangi davanın adamı olduğu belli değil… Farkında olanların sayısı o kadar az ki, bu karmaşık, sıkıntılı, gergin ortamda çığlıkları duyulmuyor bile… Suni gündemler yüzünden asıl olan gündemlere muktedir olamıyoruz, bir sele kapılmış gidiyoruz… Zarar göreceğimiz kesin zaten ama sonuçlar ne kadar kötü kestiremiyoruz? Tahmin dahi edemeyeceğimiz sorunların çözümü çözümsüzlük gibi görünüyor… İnancımız gereği ümidimizi kaybetmemek gerek şüphesiz işte bu yüzden herkesin başını iki eli arasına koyup “bu gidiş nereye?” sorusunu sorup düşünmesi lazım geliyor!
Ülke gündemine yapılan makyaj sebebiyledir ki olayların çirkinliğini hala göremiyoruz. Taptaze gündem fransa’da sözde soykırımın sözde olmaktan çıkıp yasa haline gelmesi… Herkes kınamalara, boykotlara başladı hemen değil mi? bilmem kaç maddelik boykot bildirgesi falan… Devlet büyüklerimizin sert çıkışı filan… Daha sayılabileceğimiz bir sürü göstermelik tepkiler… Zamanında İtalya’ya, İsviçre’ye yaptığımız gibi… Hangisi sonuca ulaştı? Fransa yasayı geçirdikten sonra ne diyor peki? Bizim dünya ticaret üyeliğimiz var böyle bir şey yapamazlar, dert etmeyin… Hoş bu olmasa dahi biz toplum olarak ne zaman bir boykotu sonuca ulaştırdık? Hep havada tavada kalmış tepkiler…
Peki, trajedik olan nedir bilir misiniz? Kendi Başbakanımız çıkıp Dersim’den ötürü özür diler… Bakanımız Kürtlere hak ettiği her şey verilecek der… Tarih büyüklerimiz faşistlikle suçlanır… Meğer ne kötü bir milletmişiz biz yahu? Seni yönetenler böyle derse elalemin Fransızı ne demez? Topluma içten ayrılık tohumları ekenlerin boykot çıkışı yaparak milletin ağzına bir parmak bal sürüp nemalanması nasıl bir süt emmişliğin göstergesidir biri bunu izah etsin lütfen? Hala inanıyor muyuz bu oyunlara Allah için sahip olduğunuz aklınızla bir kerecik düşünün… Aslında ortada hiçbir sorun yokken millet olarak sahibi olduğumuz birlik ve beraberliğimize olan inancımıza ötekileştirmeler üzerinden zehir katılmak isteniyor. Toprak bütünlüğümüze göz dikenler ayrıştırma politikasının bir hamlesi olan geçmişte yaşananları yalan yanlış ısıtıp ortaya atmışlardır. İçimize soktukları misyonerlerle de taraf olanları bir kimlik bunalımına sokmuşlar yüzyıllardır huzur içinde yaşayan farklı ırktaki vatandaşlarımızı galeyana getirmeyi başarmışlardır. Ama bu sakın ola onları güldürmesin, bu millet onlara hazzı yaşatmayacak inşAllah!
Bilinçli, inançlı ve vatanına sevgi duyan her ferde düşen ecdadın kanlarıyla kazanılmış bu topraklara, kültürüne, tarihine, edebine sahip çıkmaktır. Unutulmasın ki ecdat hüküm sürdüğü hiçbir toprakta kırım yapmamıştır. DİLİNİ DİKTE ETMEMİŞTİR! Öyle olsa idi şuan 6 kıtada TÜRKÇE konuşulurdu. Bir de Fransa’nın 50 yıl kaldığı Cezayir’e bakın, herkes Fransızca konuşur. Bizler bunu bilelim ve herkese anlatalım, bu millet hiç kimseye hak etmediği bir şeyi asla yapmaz, içimizdeki çürük elmalar hariç… Onları ayıklamak düşüyor bizlere sadece.
Biz tüm bunlara kafa yorarken m.vekilleri yememiş içmemiş maaş zamlarını aradan çıkarıvermiş,geçmiş olsun milletimize!
Yorumlar